Turkish translation of the statement delivered by Foreign Affairs Minister Winston Peters to the Organisation of Islamic Cooperation Emergency Meeting on the Christchurch terror attack.

Foreign Minister Statement to the Organisation of Islamic Cooperation Emergency Meeting

Dışişleri Bakanının İslam İşbirliği Teşkilatı Acil Toplantısı’ndaki Demeci

 

·  Rt Hon Winston Peters

Sayın Winston Peters

Deputy Prime Minister Foreign Affairs

Başbakan Yardımcısı

Dışişleri

 

New Zealand Statement to the Organisation of Islamic Cooperation Emergency Meeting on the Christchurch terror attack.

İslam İşbirliği Teşkilatı Acil Toplantısı’nda, Yeni Zelanda’nın, Christchurch terör saldırısı ile ilgili açıklaması.

 

22 March 2019

Istanbul, Turkey

22 Mart 2019

İstanbul, Türkiye

 

Assalaam alaikum

Peace be upon you

And peace be upon all of us

Assalaam alaikum

Selamün aleyküm

Barış sizinle olsun

Ve barış hepimizle olsun

Selamün aleyküm

 

The words of the Prophet Mohammed peace be upon him, about feeding the hungry and greeting with peace those you know and those you do not know, are so seriously true. 

Hazreti Muhammed’in, açları doyurmak ve tanıdığın, tanımadığın herkesi barış ile selamlamak hakındaki sözleri ne kadar da doğrudur.

 

Let us acknowledge our host country, Turkey, and President Erdogan.

Ev sahibi ülke Türkiye’ye ve onun Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür ederiz.

 

At the invitation of His Excellency Mevlüt Çavuşoğlu, felt it was critical that two members of the New Zealand Government’s Cabinet should travel here today.

Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun daveti üzerine, Yeni Zelanda Hükümeti Bakanlar Kurulu’ndan iki üyenin bugün buraya gelmesinin önemli olduğu kanısına vardık.

 

It is important that both of us join you at this extraordinary meeting to discuss the appalling terrorist attack on two mosques in Christchurch, New Zealand. 

Yeni Zelanda’nın Christchurch kentindeki iki camiye yapılan dehşet verici terör saldırısının görüşüleceği bu olağanüstü toplantıya her ikimizin de katılmasının önemi büyüktür.

 

We also acknowledge Foreign Minister colleagues who have changed their schedules to be here.

Ayrıca, bu toplantıya katılabilmek için programlarını değiştiren Dışişleri Bakanlığı meslektaşlarımıza da teşekkür ederiz.

 

We meet under the most appalling of circumstances. And to discuss how to respond to the sickening terrorist attack that took place in New Zealand one week ago today. 

Burada, bir hafta önce bugün Yeni Zelanda’da meydana gelen iğrenç terör saldırısına ne şekilde karşılık vereceğimizi görüşmek için toplandık. Dehşet verici koşullar sebebiyle toplandık.

 

A day that changed our country – a day when a coward not from New Zealand attempted to terrorise us and tear us apart.

Ülkemizi sonsuza dek değiştiren O gün – Yeni Zelandalı olmayan bir alçağın bize dehşet saçıp bizi bölmeye teşebbüs ettiği O gün.

 

Last Friday in Christchurch, New Zealand, at worship on their holy day within the sanctuary of the mosque, our Muslims were attacked in an utterly callous and cowardly act of terrorism.  

Yeni Zelanda’nın Christchurch şehrindeki Müslüman halkımız, geçen Cuma, mübarek günlerinde, camilerinin dokunulmazlığı altında namazlarını kılarken, tamamen duyarsız ve alçakça bir terör saldırısına uğradılar.

 

Fifty people were murdered.  Fifty more were wounded. Many are still hospitalised.

Elli kişi katledildi. Elli kişi yaralandı. Birçoğu hala hastanede.

 

The Police response was instantaneous.

Polis olaya anında müdahale etti.

 

The first police officers arrived at the scene of the attack within just 5 minutes, and within 21 minutes, the terrorist was arrested.

Saldırı mahaline ilk polis 5 dakika içinde ulaştı. Ve 21 dakika içinde terörist yakalandı.

 

From here, this person will face the full force of New Zealand law. 

Bu kişi, şimdi, Yeni Zealanda kanunlarının tüm gücü ile yüzleşecektir.

 

He will spend the rest of his life in isolation in a New Zealand prison.

Bundan böyle hayatının geri kalanını, tek başına, Yeni Zelanda’da bir hapishanede geçirecektir.

 

To ensure no stone is left unturned in his prosecution, our police have started mounting the largest investigation in our history in New Zealand.

Bu davada bakılmadık hiçbir köşe bırakmamak için, polis teşkilatımız, Yeni Zelanda tarihimizdeki en kapsamlı soruşturmayı başlatmıştır.

 

No punishment could match the depravity of his crime, but the families of the fallen will have justice. 

Hiçbir ceza, onun işlediği cinayetin haysiyetsizliğine denk olamaz. Ama en azından ölenlerin aileleri adaleti bulacaklardır.

 

This was an attack that affected Muslims most directly. 

Bu saldırı, doğrudan en çok Müslümanları etkilemiştir.

 

Innocent people who were killed as they practised their religion.

Onlar, ibadet ettikleri sırada öldürülen masumlardır.

 

In a country that practices religious tolerance, an attack on one of us, observing their beliefs, is an attack on all of us. 

İnanç özgürlüğü uygulayan bir ülkede, ibadet etmekte olan birine yapılmış saldırı, hepimize yapılmış bir saldırı demektir.

 

New Zealanders across the length and breadth of our nation feel a profound sense of grief and loss. 

Yeni Zelanda’nın her köşesindeki yurttaşlarımızın her biri derinden acı ve kaybı hissetmişlerdir.

 

Millions have embraced their Muslim neighbours. 

Milyonlar Müslüman komşularını kucakladılar.

 

They have laid flowers at mosques up and down the country. 

Ülkenin her köşesinde cami önlerini çiçeklerle donattılar.

 

They have stood watch in all of our main cities.

Büyük şehirlerimizde nöbet tuttular.

 

And they have given money in aid of the victims – well over ten million dollars in a few short days have been donated by New Zealanders to their families.

Kurbanlar için yardım parası topladılar – Yeni Zelandalılar, bir kaç gün içinde, 10 milyon Yeni Zelanda dolarının üstünde yardımı kurbanların ailelerine bağışladılar.

 

As a nation, we have and will pay respect to the dead, the maimed and the bereaved. 

Ulus olarak ölenlere, sakat kalanlara, ve kederli ailelerine ziyaretlerimizi yaptık ve yapmaya devam edeceğiz.

 

Together with our Prime Minister and leaders of our other political parties, we have been in Christchurch mourning with the families.

Başbakanımız ve diğer parti liderleri ile birlikte, Christchurch’e giderek ailelerin acılarını paylaştık.

 

It was there that we were grateful to receive the visit of the Turkish Vice-President, His Excellency Mr Fuat Oktay and our Chairman today, Mr Çavuşoğlu, to pay their respects to the victims’ families. 

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Fuat Oktay, ve bugünkü toplantı Başkanımız Sayın Çavuşoğlu’nu da iste orada, Christchurch’te, kurbanların ailelerine başsağlığı ziyaretleri sırasında şükranla karşıladık.

 

We also acknowledge the many planned visits from others represented here.

Bugün burada temsil edilen bir çok diğer üye ülkenin de planladıkları ziyaretleri için şimdiden teşekkürlerimizi sunuyoruz.

 

Our Parliament convened earlier this week to mourn. 

Meclisimiz bu hafta başında yas ilan etti.

 

This is the most ethnically diverse Parliament in New Zealand’s history and it opened for the first time with an Islamic prayer in the presence of several Imams and representatives of many other faiths. 

Yeni Zelanda tarihindeki en yüksek etnik çeşitlilik şu anki Meclisimizde bulunmakta. Ve ilk defa (bu hafta) birkaç imam ve diğer inançların din adamları eşliğinde Meclisimizi İslami dua ile açtık.

 

Today in New Zealand our country stopped for a call to prayer followed by two minutes silence.

Bugün Yeni Zelanda da yurttaşlarımız ezan ve hemen arkasından iki dakikalık saygı duruşu için durdular.

 

This time next week, we will have a national memorial service. 

Haftaya bugün ulusal anma töreni yapacağız.

 

We hope many at this forum will be represented. 

Umuyoruz ki bu topluluğun çoğu da o törende temsil edileceklerdir.

 

None of this, of course, could ever be an adequate expression of our national grief.

Kuşkusuz ki bunların hiçbiri, ulusca hissettiğimiz acıyı tarif etmek için yeterli değildir.

 

Our Government is providing every support to the living victims of this despicable attack.

Hükümetimiz, bu alçak saldırıdan geride kalanlara her türlü desteği vermektedir.

 

We will look after them. 

Onlara biz sahip çıkacağız.

 

Ensuring Muslim communities in New Zealand feel safe and secure is a particular focus. 

Öncelikli hedefimiz, Yeni Zelanda’daki Müslüman halkımızın emniyet ve güvence altında hissetmelerini sağlamaktır.

 

Police stand guard outside all mosques to ensure people can pray in peace.  And there is an elevated police presence throughout the country.

Huzur içinde ibadet edilebilmesini sağlamak amacıyla, tüm camilerin kapılarına Polis memurlarımız yerleştirilmiştir. Ülkenin her yerinde de Polis bulunurluğu yaygınlaştırılmıştır.

 

New strict gun control measures have already been announced. 

Yeni silah kontrol önlemleri duyurulmuştur.

 

We will confront the way social media is used to spread vile hatred. For extremism has no race, religion or colour. 

Sosyal medyanın nefret duygularını yaymak için kullanılmasına engel olacağız, çünkü aşırı tutumculuğun ırkı, dini ve rengi yoktur.

 

It must be condemned, whatever form it takes.

Aşırı tutumculuğun her formu kınanmalıdır.

 

A full inquiry will be conducted to help to do everything we can to stop such a senseless attack in the future.

İleride benzer bir saldırının tekrarlanmasını önlemek amacıyla geniş kapsamlı soruşturma yapılacaktır.

 

Whenever and wherever a terrorist strikes, the aim is to provoke fear and panic.  In New Zealand, it has failed. 

Nerede ve ne zaman olursa olsun, terör saldırılarının amacı korku ve panik salmaktır. Bu amaç Yeni Zelanda’da yenilgiye uğratılmıştır.

 

It failed because our thoughts are not the terrorist’s thoughts, and his extremist ways are not our ways. 

Yenilgiye uğramıştır, çünkü bizim düşüncelerimiz teröristin düşüncelerinden, ve aşırı doktrinleri de bizim değerlerimizden çok uzaktır.

 

And to be clear, in New Zealand hate speech is not tolerated.

Ve açıkça belirtmek isterim ki, Yeni Zelanda’da nefret konuşmalarına yer yoktur.

 

While everything else may have changed in our country on 15 March, New Zealand’s essential character has not and will not.

15 Mart tarihinde ülkemizde birçok şey değişmiş olsa da, Yeni Zelanda’nın karakteri aynıdır ve hep aynı kalacaktır.

 

New Zealand is and will remain a safe and open society. A place where our international visitors feel comfortable and secure. 

Yeni Zelanda hep güvenli ve açık (özgür) bir toplum olmuştur ve olmaya devam edecektir. Uluslarası misafirlerimizin hep rahat ve güvenceli hissettikleri bir yer.

 

We are a compassionate, tolerant people. This horrific attack cannot shake those core values, because this is who New Zealanders are.

Biz şefkatli ve hoşgörülü bir toplumuz. Bu acımasız saldırı o temel değerlerimizi sarsamayacaktır, çünkü bizi Yeni Zelandalı yapan o değerlerimizdir.

 

We have been overwhelmed by messages of sympathy, of support and of solidarity that have come from our friends all across the world. 

Dünyanın her tarafındaki dostlarımızdan başsağlığı, destek ve dayanışma mesajları yağdı.

 

We have been humbled to have the global Muslim community stand with us in our bleakest hour. 

En karanlık anımızda dünya İslam camiasının yanımızda duruşu ile güç bulduk.

 

Today, tomorrow and into the future, let us continue to stand together in stamping out the hate-filled ideologies that led to last Friday’s terrible tragedy.

Bugün, yarın, ve gelecekte de, geçen Cuma günkü trajediye sebep olan nefret dolu ideolojileri geri püskürtmek için omuz omuza durmaya devam edelim.

 

Out of despair, let us work with a renewed vigour to spread tolerance, compassion and understanding.

Kederimizden sıyrılıp, yenilenmiş bir kuvvetle hoşgörü, şefkat, ve anlayış yayalım.

 

Shukran - Al salaam Alaikum 

Teşekkürler – Selamün Aleyküm